İsviçre’den Çıkmayan Bir Yarış Otomobili
Bir Lamborghini Miura ile bir Japon mekanizmasını Singapur’da aynı masaya oturtursanız ne olur? Normal şartlarda hiçbir fikrim yok. Ama Elshan Tang’ın bu soruya verecek 42 milimetrelik bir cevabı var.
Saat dünyasının tuhaf alışkanlıkları var. Örneğin bir marka 150 yıldır aynı tasarımı üretiyorsa buna gelenek diyoruz. Genç bir marka farklı bir şey denediğinde ise hemen şüpheleniyoruz. Sanki saat üretme ruhsatını 19. yüzyılda İsviçre hükümeti dağıtmış da geri kalanımız sırayı kaçırmışız.
Neyse ki Singapurlu Zelos’un kurucusu Elshan Tang bu yazılı olmayan kurallarla pek ilgilenmiyor.
Karşımızdaki GT Carbon Supernova da bunun güzel bir örneği. Dövme karbon kasa, otomobil göstergelerinden esinlenen kadran, turuncu detaylar, mekanik güç rezervi göstergesi ve Japon Miyota mekanizma.
İlk bakışta bir yarış otomobilinin gösterge panelinden sökülmüş gibi görünüyor.
Üstelik güzel tarafı şu: Otomobili satın almak zorunda değilsiniz.
Önce biraz tarih: Singapur’da saat yapılır mı?
Zelos’un hikâyesi 2014 yılında başlıyor. Markanın kurucusu Elshan Tang, makine mühendisliği eğitimi almış, genç yaşlarından itibaren saat koleksiyonculuğuna merak salmış bir isim.
Bir dönem lüks saat alım satımıyla uğraşıyor. Fakat bir süre sonra başkalarının tasarladığı saatleri alıp satmak yerine kendi saatlerini üretmenin daha ilginç olacağına karar veriyor.
İyi ki de veriyor.
Zelos bugün özellikle alışılmadık malzemeler kullanmasıyla tanınıyor. Meteorit kadranlar, bronz kasalar, Timascus ve dövme karbon… Adamların malzeme kataloğu bazen saat fabrikasından çok NASA’nın kayıp eşya deposuna benziyor.
Fakat Zelos’un başarısını yalnızca sıra dışı malzemelere bağlamak haksızlık olur. Markanın asıl becerisi, pahalı saatçilikte karşılaşmaya alıştığımız malzemeleri daha ulaşılabilir fiyatlarla sunabilmesi.
GT Carbon Supernova da bu yaklaşımın otomobil meraklılarına yazılmış bir aşk mektubu.
Tasarım: Lamborghini Miura’nın gayrimeşru torunu
GT serisinin tasarımında Lamborghini Miura’nın etkisi var.

1960’ların sonunda ortaya çıkan Miura, otomobil dünyasında tasarımın yalnızca aerodinamikten ibaret olmadığını gösteren modellerden biriydi. Alçak gövdesi, kıvrımları ve arka motor kapağındaki karakteristik panjurlarıyla bugün bile son derece etkileyici.
Zelos da GT koleksiyonunda bu otomobilin çizgilerinden yararlanmış.
Kasanın akıcı profili, vintage otomobil göstergelerini hatırlatan kadran düzeni ve yakıt göstergesi gibi tasarlanan güç rezervi komplikasyonu doğrudan bu dünyaya gönderme yapıyor.
Supernova versiyonunda ise iş biraz daha çılgınlaşıyor.
Turuncu detaylarla süslenmiş karbon kadran, otomobil yarışlarından alınan estetik referansları modern malzemelerle birleştiriyor.
Ortaya çıkan tasarım kesinlikle herkese hitap etmiyor.
Zaten etmesin.
Her saatin siyah kadranlı, çelik kasalı ve ciddi görünmek zorunda olduğu bir dünyada yaşamıyoruz. Bazen bir saatin biraz eğlenmesine izin vermek gerekiyor.
Dövme karbon: Saatin asıl numarası
Supernova’nın en dikkat çekici özelliği kasasında kullanılan forged carbon, yani dövme karbon.

Burada küçük bir teknik parantez açalım.
Dövme karbon, bildiğimiz karbon fiber kumaşının yalnızca farklı renge boyanmış hâli değil. Genellikle kısa karbon liflerinin bir reçine matrisi içerisinde basınç ve ısıyla şekillendirilmesiyle elde edilen bir kompozit malzeme.
Geleneksel karbon fiberin düzenli örgü deseninden farklı olarak dövme karbonun yüzeyinde düzensiz, mermeri andıran desenler oluşuyor.
Bunun güzel bir sonucu var: İki kasanın yüzey deseni tamamen aynı olmak zorunda değil.
Yani aynı modelden iki saat satın alsanız bile karbonun oluşturduğu görsel karakter farklılık gösterebilir.
Malzemenin bir diğer avantajı düşük yoğunluğu. Çeliğe kıyasla daha hafif bir kasa elde etmek mümkün.
Fakat burada küçük bir yanlış anlaşılmayı düzeltelim: Karbon kompozitler sihirli malzemeler değil. Her koşulda çelikten daha dayanıklı veya çizilmez olduklarını söyleyemeyiz. Dayanıklılık, kullanılan liflere, reçineye ve üretim yöntemine bağlı.
Yine de 589 dolarlık bir saatte dövme karbon kasa ve kadranı bir arada görmek kayda değer.
Bazı İsviçre markalarının bu malzemeyi kullanırken fiyat etiketine fazladan birkaç sıfır ekleme alışkanlığı olduğu düşünülürse, Zelos’un yaklaşımı takdiri hak ediyor.
Kadran: Kontağı çeviriyoruz
Supernova’nın kadranında otomobil teması yalnızca dekoratif bir unsur değil.

En ilginç detay, mekanizmanın güç rezervini gösteren küçük gösterge.
Otomobillerdeki yakıt göstergesini düşünün. Depoda ne kadar benzin kaldığını gösterir.
Burada ise saatin zembereğinde ne kadar çalışma enerjisi kaldığını öğreniyoruz.
Mekanik saatçiliğin sevdiğim taraflarından biri de bu. Son derece basit bir soruya, mümkün olduğunca karmaşık ve mekanik bir cevap vermeyi başarıyor.
Telefonunuz saatin kaç olduğunu zaten söylüyor. Akıllı saatiniz nabzınızı ölçüyor. Zelos ise size içinde dönen küçücük bir yayın ne kadar daha çalışabileceğini anlatıyor.
Gereksiz mi?
Belki.
Harika mı?
Kesinlikle.
Turuncu detaylar karbonun koyu ve düzensiz dokusuyla güçlü bir kontrast oluşturuyor. Super-LumiNova kullanımı da tasarımın karanlıkta ikinci bir karakter kazanmasını sağlıyor.
Yalnız burada bir eleştirim var.
Bu kadar güçlü bir görsel kimlik, saati çok yönlü olmaktan uzaklaştırıyor. Supernova’yı klasik bir takım elbiseyle kullanmak imkânsız değil ama her kombinle uyumlu, sessiz bir saat arayanların ilk tercihi de olmayacaktır.
Bu saat kendisini göstermeyi seviyor.
Hem de biraz fazla.
Miyota 9133: Japon mühendisliği pit alanında
Gelelim kaputun altına.
Zelos, GT Carbon Supernova’da Japon Miyota’nın 9133 kalibresini kullanıyor.
Bu mekanizma otomatik kurmalı, 28.800 titreşim/saat frekansında çalışan, 26 taşlı ve yaklaşık 40 saatlik güç rezervi sunan bir kalibre.
Saniye durdurma ve elle kurma özelliklerine sahip. En önemli farkı ise kadrandaki güç rezervi göstergesini çalıştırabilmesi.
Saatçilikte 28.800 titreşim/saat, saniyede sekiz yarım salınım anlamına geliyor. Bu da saniye ibresinin daha düşük frekanslı mekanizmalara kıyasla daha akıcı hareket etmesine yardımcı oluyor.
Peki Miyota 9133 iyi bir mekanizma mı?
Evet. Ancak doğru beklentiyle yaklaşmak şartıyla.
Bu, üst düzey İsviçre mekanizmalarıyla yarışmak için üretilmiş, olağanüstü finisajlı bir kalibre değil. Güvenilirliği, işlevselliği ve fiyatına göre sunduğu özelliklerle anlam kazanan bir Japon mekanizması.
Üstelik güç rezervi komplikasyonu, GT’nin otomobil temasını yalnızca kadran üzerinde bırakmayıp mekanik bir işleve dönüştürüyor.
Eksisi ne?
Yaklaşık 40 saatlik güç rezervi artık çok etkileyici sayılmaz. Özellikle 70–80 saatlik rezervlerin giderek yaygınlaştığı bir dönemde.
Cuma akşamı çıkarıp pazartesi sabahı tekrar takmayı düşünüyorsanız, saatiniz büyük ihtimalle hafta sonunu sizden daha sakin geçirmiş olacaktır.
Neyse ki güç rezervi göstergesi sayesinde ne zaman kurmanız gerektiğini anlayabiliyorsunuz.
Ölçüler: 42 milimetre ama panik yok
Kâğıt üzerinde 42 milimetrelik bir kasa herkese uygun görünmeyebilir.

Fakat yalnızca kasa çapına bakarak saat değerlendirmek, bir otomobilin sürüşünü yalnızca motor hacmine göre yorumlamak gibi.
Supernova’nın kulaktan kulağa uzunluğu yalnızca 46 milimetre.
Bu önemli.
Çünkü saatin bilekte ne kadar alan kapladığını belirleyen temel ölçülerden biri bu uzunluk.
Kasa kalınlığı safir cam hariç 10,8 milimetre, bombeli camla birlikte 12,5 milimetre.
Dolayısıyla oldukça iddialı bir tasarıma rağmen ölçüler kontrol altında tutulmuş.
22 milimetrelik deri kayış da otomobil temasını tamamlıyor.
Karbon kasanın düşük ağırlığı düşünüldüğünde konfor açısından umut verici bir kombinasyon söz konusu. Ancak gerçek bilek dengesi, kayışın esnekliği ve uzun süreli konfor konusunda saati fiziksel olarak denemeden kesin hüküm vermek doğru olmaz.
Su geçirmezlik: Pist tamam, okyanus biraz beklesin
Zelos’un resmi ürün sayfasında GT Carbon Supernova için 50 metre su direnci belirtiliyor.
Bu, günlük hayatta su sıçramalarına karşı makul bir koruma seviyesi. Fakat saati ciddi su sporları veya dalış için tercih etmek doğru olmaz.
Zaten Supernova’nın böyle bir iddiası da yok.
Bu bir diver değil.
Bu bir otomobil temalı spor saat.
Bir Lamborghini Miura’yı da dere yatağına sokmuyorsunuz sonuçta.
Peki kusurları?
Buraya kadar övgülerimizi sıraladık. Şimdi biraz fren yapalım.
Birincisi, tasarım oldukça niş. Karbonun düzensiz dokusu ve turuncu detaylar herkese hitap etmeyecektir. Hatta ilk bakışta çok etkileyici gelen tasarımın uzun yıllar boyunca aynı heyecanı verip vermeyeceği tamamen kişisel zevk meselesi.
İkincisi, Miyota 9133 iyi bir mekanizma olsa da saatin en güçlü satış argümanı değil. Bu model mekanizmasından ziyade tasarımı ve malzeme seçimiyle öne çıkıyor.
Üçüncüsü, deri kayış spor karakterini güzel tamamlıyor ama çelik bilezikteki ayar esnekliğini ve suya dayanıklılığı sunmuyor.
Dördüncüsü, 50 metre su direnci bu karakterde bir saat için kabul edilebilir olsa da daha yüksek bir değer görmek isterdim.
Son olarak dövme karbonun kendine özgü bir dezavantajı var: Çelik kasalardaki gibi geleneksel polisajla yüzeyi kolayca yenileme imkânı sunmuyor. Uzun dönem kozmetik bakım açısından bunu hesaba katmak gerekiyor.
Son karar: Mantık mı, karakter mi?
Zelos GT Carbon Supernova’nın en güzel tarafı, kim olduğunu bilmesi.
Rolex olmaya çalışmıyor. Omega’ya benzemeye uğraşmıyor. Vintage bir İsviçre markasının kayıp arşivlerinden çıkmış gibi davranmıyor.
Bir otomobil tutkununun tasarlamaktan keyif alacağı türden, modern malzemeler kullanan, mekanik bir saat.
Ve bunu 589 dolarlık resmi liste fiyatıyla yapıyor.
Elbette 589 dolar az para değil. Bu bütçeyle daha geleneksel tasarımlı, daha yüksek su direncine sahip veya farklı mekanizmalar kullanan pek çok saat satın alınabilir.
Ama Supernova’nın rakiplerine karşı sunduğu esas şey bunlardan biri değil.
Karakter.
Saat koleksiyonculuğunda bir noktadan sonra teknik özellikler birbirine benzemeye başlıyor. Safir cam, otomatik mekanizma, paslanmaz çelik… Aynı kelimeleri yüzlerce kez okuyorsunuz.
Sonra biri çıkıp dövme karbon kasanın içine bir yarış otomobili göstergesi yerleştiriyor.
İşte o zaman tekrar heyecanlanıyorsunuz.
TWB’nin kararı: Zelos GT Carbon Supernova, herkese tavsiye edeceğimiz bir saat değil. Ama sıra dışı malzemelere, otomobil tasarımına ve bağımsız saatçiliğe ilgi duyan biri için son derece dikkat çekici bir seçenek.
Garajınızda Lamborghini Miura olmayabilir.
En azından bileğinizde ona gönderme yapan bir şey bulunabilir.
Ve kabul edelim, bunun park sorunuyla uğraşmamak gibi önemli bir avantajı var.
⸻
Artıları: Özgün tasarım, dövme karbon kasa ve kadran, başarılı kasa oranları, safir cam, işlevsel güç rezervi göstergesi.
Eksileri: 40 saat civarı güç rezervi, 50 metre su direnci, kutuplaştırabilecek tasarım, karbon kasanın kozmetik onarım zorluğu.
Teknik kimlik: 42 mm çap · 46 mm lug-to-lug · 12,5 mm toplam kalınlık · Dövme karbon kasa · Miyota 9133 otomatik mekanizma · Safir cam · Deri kayış · 50 m su direnci.
İnceleyen : Doğukan Demirkaya
#Zelos #ZelosGT #Supernova #Saatİncelemesi #OtomatikSaat #DövmeKarbon
THE WRIST BUREAU









